“Akademik atanma ve yükselme ölçütlerinde patentin yeri ve yeni model önerisi”
Başta patent olmak üzere sınai mülkiyet
haklarının kullanımı ve bu haklardan yeterince etkin yararlanılması ülkelerin
teknolojik ve ekonomik gelişimleri için büyük önem arz etmektedir. Yaratılan
bilimsel çalışmaların fikri mülkiyet haklarına dönüştürülmesi, sanayinin
dolayısıyla halkın istifadesine sunulması noktasında üniversiteler önemli ve
özel bir konuma sahiptir ve şüphesiz ki üniversitelerden yapılan patent başvuru
sayıları da üniversitelerin bu konudaki durumunun önemli bir göstergesidir.
Üniversitelerimizde yapılan bilimsel çalışmaların
patente dönüştürülmesi ve bu patentlerin ticarileştirilerek ülke faydasına
sunulması ile katma değer yaratılarak gerek ülke ekonomisine ve gerekse
üniversiteye Ar-Ge faaliyetleri için gelir yaratılması sonucunu doğuracaktır. Bu
ise üniversitelerimizde maalesef şu an için yetersiz görülen patent başvuru
sayılarının artırılması ile mümkün olacaktır. Patent başvuru sayılarının
artırılması ise ancak üniversitelerimizde sınai mülkiyet bilgisinin artırılması
ve bu konudaki bilinç ve kültürün yerleşmesi ile sağlanabilecektir.
Ülkemizde sınai mülkiyet haklarını tescil etmeye
tek yetkili kurum olan Türk Patent Enstitüsü üniversitelerimizdeki patent
başvuru sayılarının artırılmasın için yürüttüğü faaliyetlerin yanında bu
problemin temel kaynağını teşkil eden sorunların çözümüne odaklanmış ve bu
sorunlardan biri olarak üniversitelerde akademik atanma ve yükselme ölçütlerinde
patentin yeri ve etkisi üzerinde bir çalışma başlatarak üniversite öğretim
üyelerinin bilimsel çalışmalarını neden patente başvurusuna dönüştürmedikleri
irdelenmiştir.
Bu çalışmanın sonucunda Enstitümüzün bu konuda
tespit ettiği 2 husus bulunmaktadır. Bu hususlar üniversitelerin akademik atanma
ve yükselme ölçütlerinde patent için ayrılmış puanların yetersiz olması ve bir
öğretim üyesinin bu puanı patent başvurusunun tescil edilmesinden sonra
alabilmesidir. Bir patent başvurusunun tescili için asgari 3-4 yıla gereksinim
olması bu caydırıcı sebeplerin en başında gelmektedir. Bu nedenle Enstitümüz
akademik atanma ve yükseltilme ölçütlerinde patent konusunda üniversitelerimize
uygulamada yardımcı olması amacıyla bir model geliştirmiş ve bu modeli
puanlamalarda patentin etkisinin artırılması ve puanlamanın tescil işleminden
sonra değil patent başvurusundan tescil aşamasına kadar geçen sürece yayılarak
yapılması esasına dayandırılmıştır.
Türk sanayisini ve teknolojisini küresel
rekabette öne çıkarmayı ve ülkemizde patent başvuru sayılarını artırmayı
hedefleyen bu modeli başta Yükseköğretim Kurulu
olmak üzere tüm üniversitelerimizin
istifadelerine sunmaktan memnuniyet duyar ve bu modelden çok sayıda
üniversitemizin yararlanmasını temenni ederiz.
|