Ana Sayfa  Tüm Haberler  Haber Detayı

Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Sisteminin Etkin Kullanımı Semineri (07.11.2013)

Türk Patent Enstitüsü, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO), Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Odası, Konya Ticaret Borsası, Konya Barosu işbirliği ile 7 Kasım 2013 tarihinde, Konya Ticaret Borsası Toplantı Salonunda “Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Sisteminin Etkin Kullanımı” konulu bir seminer düzenlendi. 

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN seminerin açılışında yaptığı konuşmada fikri mülkiyet alanında en üst kurum olan Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı ile TPE’nin sıkı işbirliği ilişkileri neticesinde son dönemde hayata geçirilen etkinliklerden söz etti. Bugün gerçekleştirilen seminerle de fikri mülkiyet sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan tasarımlar konusunun gündeme taşınacağını belirterek, WIPO’ya ve çalışanlarına teşekkürlerini sundu.

Tasarımların etkin bir rekabet aracı olarak kullanılabilmesinin en önemli aşamalarından birinin, tasarımların tescil edilerek koruma altına alınması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Habip ASAN, bu noktada etkin işleyen bir sınai mülkiyet sisteminin varlığının gerekliliğine dikkat çekti. Daha nitelikli bir sınai mülkiyet üretim yapısına geçmek için hazırlanan Kanun Tasarısı’nın yoğun çalışmalar neticesinde TBMM Genel Kurul gündemine geldiği bilgisini aktaran Prof. Dr. Habip ASAN, “Sınai mülkiyet sisteminin geliştirilmesine yönelik pek çok önemli düzenleme içeren bu Tasarının önemli bir bölümünü de hiç kuşkusuz tasarımlara ilişkin düzenlemeler oluşturmakta” diyerek, Kanun Tasarısıyla getirilen düzenlemeleri şöyle sıraladı:

• Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı tasarımların re’sen reddedilmesi,
• Özgün tasarım çalışmalarının tescil ile koruma altına alınmasını sağlamak amacıyla yeni olmadığı anlaşılan tasarım başvurularının re’sen reddedilmesi uygulaması,
• İtiraz ücretinin kaldırılması,
• Anayasa Mahkemesinin cezalara ilişkin iptal ve TCK uyumuna yönelik düzenlemeler 

Türkiye’nin ulusal düzeyde tasarım başvuruları açısından son derece iyi bir konumda olduğunu, 2012 yılında 40 binin üzerinde tasarım başvurusu yapıldığını belirten Prof. Dr. ASAN, Türkiye’nin tasarım başvurularında ulusal düzeyde verilere göre dünyada 5. ulusal ve uluslararası tasarım başvurularına göre yapılan sıralamada ise 15. sırada yer aldığını söyledi.

Prof. Dr. Habip ASAN, ulusal düzeyde yapılan tasarım başvurularının 2013 yılının ilk 9 ayında da %5’lik bir artış olduğunu, ancak Tasarımların uluslararası düzeyde korunması noktasında ise arzu edilen seviyede olduğumuzun söylenemeyeceğini ifade etti. 

Tasarımların ülke dışına çıkılarak, farklı ülkelerde koruma altına alınması sürecinde, karşımıza bugünkü seminerin konusunu oluşturan Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Anlaşması’nın çıktığına dikkat çeken Prof. Dr. Habip ASAN, “Türkiye bu Anlaşmaya 1 Ocak 2005 tarihinde taraf olmuş ve gerek Türkiye orijinli tasarımların yurtdışında korunması, gerekse yurtdışı orijinli tasarımların ülkemizden korunması süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla önemli bir adım atmıştır” dedi.

Lahey Anlaşması kapsamında 2012 yılında Türkiye orijinli 278 tasarım için koruma talep edildiğini belirten Prof. Dr. Habip ASAN, bu sayıyı çok daha yukarılara taşımanın gerekliliğini vurgulayarak, sanayicilerimizde tasarımın uluslararası düzeyde korunmasına ilişkin farkındalık düzeyinin arttırılması ve ülkemizdeki sınai mülkiyet paydaşlarının uluslararası başvuru süreçlerine ilişkin bilgi ve tecrübelerinin arttırılması açısından önem taşıyan seminerin, gerekliliğine dikkat çekti.

KTO ve KSO adına açılış konuşmasını yapan KSO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş KÜTÜKÇÜ, her fiziki üretimin temelinde bir fikir üretiminin bulunduğunu ifade ederek “Dolayısıyla eşyanın nasıl sahibi olabiliyorsak, fikrin de sahibi oluyoruz. Ancak o fikrin üzerinde hak iddia edebilmek, gerçek sahibi olduğumuzu ispat etmek için de fikrin tapusunu almak zorundayız. Endüstriyel Tasarım Belgesi, Faydalı Model Belgesi, Marka Tescil ve Patent Belgelerini içeren bu tapu, uluslararası geçerliliğe sahip olmalı. Aslında bugünkü seminerin konusu özetle bu” şeklinde konuştu.

Konya Barosu Başkanı Fevzi KAYACAN ise, “Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları, bir meyve olduğu kadar geleceğe de atılan bir tohum misalidir. Ekonominin en büyük sermayesi ve aynı teknolojik ve kültürel gelişmenin önemli bir aracıdır. Bir adım daha ileri gidecek olursa, bugün fiziki üretim fikri üretime dayanmaktadır. Bu nedenle yatırımcının veya toplumun çıkarları arasında bir denge sağlamak için fikri ve sınai mülkiyet haklarına şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır” ifadelerini kullanarak, Konya’da Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin mutlaka kurulması gerektiğine dikkat çekti.

Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı Hukuk Birimi Başkanı Päivi Lähdesmäki’nin konuşmacı olarak yer aldığı seminerde Lahey Sisteminin temel prensipleri, Türkiye uygulamaları, kullanıcılara sunulan elektronik başvuru imkanları ve sistemin gelecek yapılanmasına ilişkin konular ele alındı.

Program 

Fotoğraflar