Ana Sayfa  Tüm Haberler  Haber Detayı

5. Yöresel ve Geleneksel Ürünler Fuarı Antalya'da Başladı (22.10.2014)

Antalya Ticaret Borsası tarafından düzenlenen 5. Yöresel ve Geleneksel Ürünler Fuarı, 22-26 Ekim tarihleri arasında Antalya’da Expo Center Fuar Merkezinde gerçekleştiriliyor.

Açılış töreninde konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet YILMAZ, binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış Anadolu'nun mutfaktan el sanatlarına çok zengin bir kültüre sahip olduğunu, Yöresel Ürünler Fuarı'nın da ekonomik değerinin yanı sıra kültürel mirasın tanınması açısından da önem taşıdığını söyledi. Dünya bir taraftan küreselleşirken bir taraftan da yerelleşmenin güçlendiğini kaydeden Yılmaz, küreselleşme ve yerelleşmenin iç içe geçtiği bu dönemde özgün kültürel ürünlerin kırsal kalkınmanın aracı olacağını bildirdi. Bakanlık olarak kırsal kalkınma stratejisinin yenilendiğini belirten YILMAZ, Yüksek Planlama Kuruluna sunulmuş planla yöresel ürünlerin çok daha güçlü destek bulacağını anlattı. Yöresel ürünlerin korunması ve hak ettiği değeri bulabilmesi açısından coğrafi işaretlerin çok önemli olduğunu dile getiren YILMAZ, coğrafi işaret konusunu üzerinde herkesin daha fazla durması gerektiğini vurguladı. 

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, ülkemizin yöresel zenginliklerini bir arada görmemizi sağlayan Yöresel Ürünler Fuarı’nın bölgesel ekonomik gelişmeye katkı sağlanması açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. 

Tarih boyunca farklı kültürleri bünyesinde barındıran ülkemizin, bu kültür mirası ve bereketli topraklar sayesinde zengin bir yöresel ürün çeşitliliğine sahip olduğundan söz eden Prof. Dr. Habip ASAN, yöre halkı için gündelik hayatın bir parçası olan ve bu nedenle belki de sıradanlaşan bu değerlerin vazgeçilmez olduğunu kavramanın, bu potansiyele saygı duymanın ve hak ettiği değeri vermenin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. 

Prof. Dr. ASAN, yöresel ürünlerin standart ürünlere karşı ayakta durmaya çalıştığı küresel piyasalarda, tüketici tercihlerinin giderek yerele doğru kaydığını ve bunun sonucu olarak geleneksel yöntemlerle ve belli bir bölgeye bağlı olarak üretilen ürünlerin tüketici nezdindeki öneminin arttığını belirtti. 

Prof. Dr. Habip ASAN sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Tüketilen ürünlerin kalitesi ve güvenilirliğinin garanti altına alınması konusu günden güne önem kazanmakta ve tüketiciler, bu konuda bilinç arttıkça, aldıkları ürünün kaynağını bilmek istemektedir. Bu noktada coğrafi işaretler, yöresel özellikli ürünlerin belirli bir bölgeden geldiğini ve sadece o bölgeden kaynaklanan karakteristik özellikleri taşıdığını ortaya koyan önemli bir gösterge haline gelmektedir. 

Ülkemizde coğrafi işaret tescil yetkisine sahip olan Türk Patent Enstitüsünün, yöresel ve geleneksel ürünlerimizin korunması ve hak ettikleri değeri elde etmesi açısından önemli bir misyona sahip olduğunu belirtmek isterim.” 

Prof. ASAN, ülkemizden Avrupa Komisyonuna yapılan 5 adet tescil başvurusundan biri olan “Antep Baklavası”nın mahreç işareti olarak tescil edildiğini, “Aydın İnciri”, “Afyon Sucuğu”, “Afyon Pastırması” ve “Malatya Kayısısı”nın ise inceleme sürecinin sürdüğünü söyledi.  Ülkemizdeki coğrafi işaretlerin uluslararası platformlara taşınması için, özellikle Avrupa Birliği nezdinde yapılan başvuru sayısının arttırılmasının gerekli olduğuna dikkat çekti.

Türk Patent Enstitüsü’nün işlemleri devam eden bu başvurularla ilgili gerekli bilgi desteğini sağlamaya çalıştığını ve ayynı şekilde uluslararası tescil konusunda tüm şehirlerimizin yerel birimlerine her türlü teknik desteği sağlamaya da hazır olduğumuzu ifade etti. 

Coğrafi işaretlerle ilgili düzenlemeler de içeren sınai mülkiyet haklarına ilişkin Kanun Tasarımızın önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmasının beklendiğini söyleyen Prof. ASAN “Bu Kanunla birlikte tescil maliyetlerinin azaltılması ve coğrafi işaret denetiminin arttırılması noktasında önemli adımlar atmış olacağız” dedi. 

Başbakanlık Genelgesiyle oluşturulan Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Koordinasyon Kurulu tarafından alınan “coğrafi işaretler alanında ülkemizin ulusal politikasının belirlenmesi” kararı doğrultusunda, TPE koordinasyonunda başlatılan “Ulusal Coğrafi İşaret Strateji Belgesi” hazırlık çalışmalarına değindi. 

Belgenin genel amacını, “coğrafi işaretlerin ulusal ve uluslararası alanda etkin şekilde korunması için toplumca benimsenmiş bir coğrafi işaret sistemi oluşturulması ve coğrafi işaretli ürünlerden elde edilen katma değerin artırılması suretiyle kalkınma sürecine destek sağlanması” şeklinde belirten Prof. Dr. Habip ASAN, bu amaç doğrultusunda belirlenen 5 stratejik hedefi şöyle sıraladı: 

  • Ülke ihtiyaçları doğrultusunda, ulusal ve uluslararası gelişmelere paralel şekilde mevzuat ve uygulamaları geliştirmek 
  • İlgili kurumlarda coğrafi işareti destekleyecek yönde kurumsal kapasitede iyileştirme yapmak, coğrafi işaretlere ilişkin bilimsel çalışmaları teşvik etmek, kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek 
  • Coğrafi işaretlere ilişkin toplumun her kesiminde bilinç ve farkındalığı arttırmak 
  • Bilimsel kriterler içeren ve etkin işleyen bir denetim sistemi oluşturmak 
  • Coğrafi işaretli ürünlerin katma değerinin yükseltilmesi amacıyla pazarlama stratejileri geliştirmek

Prof. Dr. Habip ASAN, bu hedefler doğrultusunda oluşturulan eylem planının coğrafi işaretlerin ülkemizde yaygın bir şekilde bilinirliğinin artırılması ve korumanın etkin bir hale getirilmesi konularında önemli katkı sağlayacağına ilişkin inancını dile getirdi.

TOBB Başkanı Rifat HİSARCIKLIOĞLU da markalaşmanın önemine değinerek "Markanın ne faydası var? Birincisi ürün bir liraysa marka olunca 10 lira. Ürünü markalaştırma zenginlik demektir. Yöresel ürünlere sahip çıkmak zenginleşmenin anahtarıdır" ifadesini kullandı. Marka yaratılmazsa ürünün sıradan ürün haline geleceğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "Lale özünde bizim fakat Hollanda'ya kaptırdık. Hollanda'nın sırf lale soğanından geliri 1 milyar dolar. Çünkü Hollanda lalesi diye markalaşmış ve bundan para kazanıyor" dedi.

YÖREX'in yöresel ürünlerin tanıtımı, ekonomiye kazandırılması ve markalaşma açısından çok önemli olduğunu dile getiren HİSARCIKLIOĞLU, geçen yıl fuarda sergilenen bir ürünün THY'nin menüsüne girdiğini söyledi.

HİSARCIKLIOĞLU, Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN'ın Türkiye'de markalaşma konusuna çok önemli katkıları olduğunu ifade etti.

26 Ekim'e kadar açık kalacak 5. Yöresel ve Geleneksel Ürünler Fuarı'nda 62 il ile KKTC'nin yerel ürünleri sergilenecek. 113 stantta 325 katılımcının yer aldığı fuarda 110 oda ve borsa, 9 kalkınma ajansı, 51 kurum ve 155 firma bulunuyor.

Fotoğraflar