Ana Sayfa  Tüm Haberler  Haber Detayı

Sınai Mülkiyet, Genetik Kaynaklar ve Geleneksel Bilgi Ulusal Çalıştayı (20.11.2014)

Türk Patent Enstitüsü ve WIPO işbirliği ile düzenlenen "Sınai Mülkiyet, Genetik Kaynaklar ve Geleneksel Bilgi Ulusal Çalıştayı" TPE'de başladı.

Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı İbrahim YAŞAR açılışta yaptığı konuşmada, Sınai Mülkiyet, Geleneksel Bilgi ve Genetik Kaynaklar Çalışma Grubunun 3 Kasım’da gerçekleştirdiği ilk toplantısında konuyla ilgili mevcut yasal düzenlemelerdeki eksikliklerin tespit edilmesi gerektiği ve konunun disiplinler arası olması nedeniyle kurumlar arası işbirliğinin önemli olduğunun ortaya koyulduğunu söyledi. 

Ayrıca, ülkemizde geleneksel bilgi ile ilgili pek çok çalışmanın yapıldığından hareketle, bu çalışmaların bir araya getirilmesi, yeni verilerin toplanması, etkin bir koruma sağlayacak yasal ve ilgili mekanizmaların geliştirilmesi gerekliliğinde de görüş birliğine varıldığını belirtti.   

Dr. İbrahim YAŞAR sözlerini şöyle sürdürdü: 

“WIPO’da yürütülen çalışmalarda genetik kaynaklar, geleneksel bilgi ve folklor konusunda uluslarası bağlayıcılığı olan bir metin üzerinde anlaşma sağlanmasına çalışılmaktadır. Ancak böyle hassas bir konuda müzakerelerin yıllar alacağı aşikardır. Bu sürecin bitmesini beklemeden ulusal düzeyde üzerimize düşen görevi yaparak kendi kaynaklarımızı en iyi şekilde korumak ve değerlendirmek için gerekli adımları atmamız gerekmektedir. Ayrıca, ülke olarak belki ilerde katılım sağlayacağımız ve uluslararası yaptırımı olan bir anlaşmaya karşı da önceden hazırlıklarımızı yapmamız gerekmektedir. Bu sebeple de bu çalışma grubunun ve bugün gerçekleştirilecek çalıştayın çok önemli olduğunu düşünüyorum.” 

“Ülkemiz gerek genetik kaynaklar gerekse geleneksel bilgi açısından oldukça zengindir. Tüm Avrupa kıtasında 12.500 açık ve kapalı tohumlu bitki türü varken sadece Anadolu’da yaklaşık 11.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların yaklaşık üçte biri Türkiye’ye özgü, yani “endemik” türlerdir. Türkiye, endemik bitkiler açısından bulunduğu coğrafik kuşak itibariyle dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Bunların içinde tıbbi ve aromatik bitkilerin bulunması da önemini daha da artırmaktadır.” 

Ülkemizde, tıbbi ve aromatik bitki pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolara ulaştığına ilişkin bilgiler olduğundan söz eden Dr. İbrahim YAŞAR, yakın zamana kadar dağlarda ya da kırsal bölgelerde geleneksel yöntemlerle toplanan şifalı bitkilerin, son yıllarda belli bölgelerde özel olarak yetiştirilmeye başlandığını, kontratlı üretimin yanı sıra birçok girişimci firmanın da bizzat bu tarımı gerçekleştirdiğini söyledi. Şifalı bitki üretimine ilginin sadece yerli firmalarla sınırlı olmadığını dile getiren Dr. YAŞAR, Türkiye’nin zengin potansiyelini gören birçok uluslararası firmanın da doğrudan ya da dolaylı olarak bu alana yatırım yaptığını kaydetti. 

Türkiye’nin dünyada kekik ihraç eden en önemli ülkelerden birisi olduğu, dünya kekik ticaretinin % 50’sini gerçekleştirdiği örneğini veren Dr. YAŞAR aynı zamanda dünyada en önemli kaliteli defne ihracatçısı olduğunu ve dünya defneyaprağı gereksiniminin yaklaşık % 90’ınını karşıladığını vurguladı.

Geleneksel tıbbi ilaçların yüzyıllardır Anadolu insanı tarafından kullanıldığının da herkes tarafından bilindiğini aktardı.   

Bu kaynakların ve bilgilerin gerek fikri mülkiyet hakları ile gerekse diğer kendine özgü sistemlerle, ulusal mevzuatla, veritabanlarıyla korunması gerektiğine dikkat çeken Dr. İbrahim YAŞAR, Hindistan, Tayland, Avustralya, Brezilya gibi ülkelerin özellikle CBD sonrası yasal düzenlemelerle hem erişim, yarar paylaşımı konusunda hem de veritabanları konusunda aşamalar kaydettiklerini söyledi. 

Dr. İbrahim YAŞAR, çalıştay kapsamında yapılacak çalışmaların hukuki düzenlemelere zemin sağlaması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun oluşturulmasına katkı sağlaması temennisiyle sözlerini tamamladı.

Program

Fotoğraflar