Ana Sayfa  Tüm Haberler  Haber Detayı

TPE Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN TRT Radyo 1 Hayatın Sesi Programına Konuk Oldu (18.01.2016)

TPE Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN TRT Radyo 1’de Canlı olarak yayınlanan Hayatın Sesi Programına konuk oldu.

Prof. Dr. ASAN Coğrafi işaretleme konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Coğrafi işaretleri, belli bir bölgede yetiştirilen ya da üretilen, o bölgeye has özellikler taşıyan anonim değerlerimizden oluşan ürünler olarak tanımlayan Prof. ASAN, bunların tarım ürünleri olabildiği gibi el sanatları maden veya değerli taşlar ya da yöresel yemekler olabileceğini anlattı. Malatya Kayısısı, Giresun Tombul Fındığı, Aydın İnciri, Trabzon Hasırı, Eskişehir Lüle Taşı, Erzurum Oltu Taşı örneklerini verdi.

Prof. Dr. Habip ASAN, bu anonim kültürel değerlerimiz için sivil toplum kuruluşları, valilikler, belediyeler, ticaret ve sanayi odaları tarafından TPE’ye kurallarına uygun bir şekilde yapılan başvuruların değerlendirildiğini ve koşulları sağlayan ürünlerin coğrafi işaret olarak tescil altına alındığını söyledi.

Coğrafi işaret tescilinin başlangıcının 1995 yılında yürürlüğe giren kanun hükmünde kararnameye dayandığını belirten Prof. ASAN, yeni bir mevzuat çalışmasının gündemde olduğu, 64. Hükümetin ilk altı aylık hükümet programında bunun yer aldığı ve coğrafi işaretlerle ilgili de bazı düzenlemeler yapılacağı bilgisini aktardı. Coğrafi işaret 6 aylık ilan süresinin yeni tasarıda 3 aya indirildiğinden söz etti. Bu konuda yapılan bir diğer önemli çalışmanın 2015 Temmuz ayında Yüksek Planlamadan geçerek yürürlüğe giren Türkiye Coğrafi İşaretler Strateji Belgesi olduğundan bahseden Prof. ASAN, Türkiye’nin coğrafi işaret boyutuyla markalaşma, daha fazla katma değer yaratma, coğrafi işaretleri kırsal kalkınma aracı olarak kullanma eğilimlerini de içeren kapsamlı bir belge olduğunu vurguladı.

Gelişmiş ülkelere, başta Avrupa ülkeleri, İspanya, İtalya, Fransa örneğine baktığımız zaman yıllık coğrafi işaretlerden toplam 45 milyon dolarlık bir katma değer yaratıldığını söyleyen Prof. ASAN, Coğrafi işaretlerimizin gerçek üreticileri tarafından tescil ettirilmesi durumunda büyük bir katma değer yaratmanın mümkün olabileceğini dile getirdi.  “Hem üreticilerin daha fazla para kazanmasını sağlarız hem de ülke olarak ihracat yaparak, markalaşarak katma değer yaratabiliriz” dedi. Nihai hedefin coğrafi işaretlerin ülke olarak zenginlik aracı olarak kullanılması olduğunu ekledi.

187 adet tescilli coğrafi işaretimiz bulunduğu bilgisini aktaran Prof. ASAN, 2000’in üzerinde coğrafi işaret potansiyeli olduğuna dikkat çekerek, başvuru için gerekli hassasiyetin gösterilmesi konusunda ilgililere çağrıda bulundu.

Prof. ASAN, yeni tasarıda denetim sistemlerinin daha etkin olabilmesi noktasında yapılan düzenlemelerle, üreticilerin daha iyi korunduğu, emek hırsızlığının olmadığı daha iyi bir sistemin oluşturulacağını belirtti.

Coğrafi işaret tescilinde anonim bir hak söz konusu olduğu için en doğru yöntemin yurt dışında olduğu gibi özellikle üretici birliklerinin bu konuda aktif olması olduğunu belirten Prof. ASAN, Fransa örneğinde olduğu gibi sistemin denetimini dahi üretici birliklerinin yaptığı bir yapıya geçmenin doğru model olduğunu söyledi. Ülkemizde de uzun vadede kendi kendini kontrol eden böyle bir yapıya geçilebileceğini ifade etti. “Çünkü denetim mekanizması işlemediğinde mağdur olan üreticiler oluyor” dedi.

Prof. Dr. ASAN, uluslararası tescilin önemine de dikkat çekerek, bu konuda Türk Patent Enstitüsü’nün arabuluculuk yaptığını, bilgi ve danışmanlık desteği verdiğini hatırlattı. Antep Baklavası ve Aydın İnciri'nin AB nezdinde tescilli coğrafi işaretlerimiz, Aydın Kestanesi, İnegöl Köfte, Malatya Kayısısı, Afyon Sucuğu, Afyon Pastırması’nın ise incelemesi süren başvurularımız olduğunu aktardı.

Fotoğraflar